Sıcakta sofra hafifler
Yaz aylarında zeytinyağlılar ve salatalar öne çıkıyor. Soğuk servis edildikleri için sofrayı ağırlaştırmıyorlar ve öğleden sonrasını yormuyorlar. Barbunya, taze fasulye, enginar ve kabak bu dönemin düzenli isimleri.
Sıcak günlerin kendine has bir kalemi de var: soğuk ayran aşı çorbası. Yoğurt, yarma ve nohutla yapılıyor, nane ve kuru soğanla servis ediliyor. Çorba deyip sıcak beklemeyin, buz gibi geliyor ve sıcakta bir bardak ayrandan daha doyurucu.
Soğukta tencere ağır basıyor
Kış aylarında sıcak çorbalar günün ilk kalemi oluyor. Mercimek, ezogelin, tavuk suyu ve brokoli çorbası menüde 120 TL. Ardından kuru fasulye, nohut, kapuska gibi doyurucu tencere yemekleri geliyor.
| Mevsim | Öne çıkan | Sofra dengesi |
|---|---|---|
| Yaz | Zeytinyağlılar, salatalar, soğuk ayran aşı | Hafif, soğuk ağırlıklı |
| Kış | Sıcak çorbalar, kuru baklagiller, fırın yemekleri | Doyurucu, sıcak ağırlıklı |
| Ara mevsim | Taze sebze tencereleri, ılık zeytinyağlılar | İkisinin karışımı |
Fırın yemekleri de soğukta daha çok çıkıyor. Fırının sıcaklığı mutfağa yayılıyor ve tepsiden çıkan yemek masaya sıcak gidiyor. Yazın aynı yemek hem mutfağı hem sofrayı gereksiz ısıtıyor.
Sebzenin mevsiminde olması ne kazandırıyor
Mevsiminde toplanan sebze tencerede daha kısa sürede kıvamını buluyor ve daha az baharat istiyor. Mevsimi dışında gelen sebze ise ya sertliğini koruyor ya da tadı zayıf kalıyor, aradaki boşluk yağ ve baharatla kapatılmaya çalışılıyor.
Sebze mevsiminde geldiğinde tencerede kendini anlatır.
Fiyat tarafında da karşılığı var. Mevsimi dışında gelen ürünün maliyeti yükseliyor ve bu maliyet menüye yansıyor. Mevsimine uyan bir menü hem daha lezzetli hem daha ölçülü kalıyor.
Değişmeyenler
Menü mevsime göre dönerken bazı şeyler sabit kalıyor. Pilav her gün var, cacık her gün var, tatlı tarafında fırın sütlaç ve şekerpare menüden düşmüyor. Bir sofra tamamen yeniden kurulduğunda ziyaretçi aradığını bulamıyor, bu yüzden omurga korunuyor.



